İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 yıl önce örgütlü bir faşist şebeke tarafından katledilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ermeni gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davanın son duruşmasında kararını açıkladı. Türk mahkemesinin kararına göre Dink'i tesadüfen biraraya gelen, aralarında herhangi bir örgütsel ilişki olmayan bir grup öldürdü! Uzun zamandır Dink'in katlinde esas rol oynayan ve emir veren katillerin ortaya çıkarılmasını isteyen 'Hrant'ın arkadaşları' karara slogan atarak protesto etti.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Agos GazKüçültülmüş Resim Büyütmek için Üzerine Tıklayın!
etesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davanın tutuklu sanıklarından Yasin Hayal'i "Hrant Dink'i tasarlayarak öldürmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Dink'in öldürülmesine ilişkin davada bütün sanıkların, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan beraatına karar verdi. Mahkeme, tutuklu sanıklardan Erhan Tuncel'i "adam öldürmeye azmettirme suçlaması"ndan beraatına karar verirken, Mc Donald's'ın bombalanması eylemine ilişkin 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Yasin Hayal'in ağabeyi Osman Hayal de beraat etti.
Dink ailesi: Bu kadarını beklemiyorduk!
Şişli'de uğradığı silahlı saldırıda öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in ailesinin avukatı Fethiye Çetin, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına ilişkin "Bu kararla cinayet tetikçilerinin yargılandığı dosyanın ilk safhası kapandı ama bu dava bitmedi" değerlendirmesinde bulundu.
Çetin, mahkemenin kararı açıklamasının ardından Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, verilen kararın, yerleşik bir geleneğin bozulmadığını ve hiçbir şekilde bozulmasına izin verilmediği anlamına geldiğini söyledi.
Bu geleneğin, "devletin siyasi cinayetler geleneği ve devletin bir kısım vatandaşını ötekileştirerek yabancılaştırma geleneği" olduğunu iddia eden Çetin, şunları kaydetti:
"Bu gelenek devam ediyor. Bugün bu kararla bir daha tescil ettiler. Bu devletin katil, halkını bombalayan, imhacı, suikastçı, katliamcı, kundakçı gibi sıfatlarla yan yana alınmasından ve bu sıfatlarla birlikte telaffuz edilmesinden çok rahatsız olanlar, devleti bu sıfatlardan arındırmak için hiçbir çaba sarf etmediler, ellerindeki fırsatı da ellerinin tersiyle ittiler. Kanlı ve acılı tarih ve bu tarihi yaratan gelenek de yüzleşmek, arınmak ve böylece yeni cinayetlere bir daha asla diyebilmek ve yüzleşebilmek için bu dava eşsiz bir fırsattı ama onlar bu fırsatı kullanmadılar ve kullanmak da istemediler."
Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Daha düne kadar devletin ötekisi olmak ve hedefi olanlar, yani bugünün egemenleri, bugünün siyasileri, bugün kendilerini ötekileştiren gelenekle ittifak kurmuş görünüyor ama bilsinler ki bu ittifakları geçicidir, devlet dönüşmediği sürece geçicidir. Bu gelenek önce geçici müttefiklerini yiyerek, yok ederek yoluna devam etmiştir. Bugün bu kararla cinayet tetikçilerinin yargılandığı dosyanın ilk safhası kapandı ama bu dava bitmedi. Biten bir komedi dosyasıdır. Bizim için bu dava yeni başlıyor. Gideceğimiz pek çok yol ve kullanacağımız çok sayıda alan var. Bunların her birini büyük bir kararlılıkla kullanacağız. Karanlıkların sorgulanması, faillerin yargılanması ve bu dava biz 'bitti' diyene kadar devam edecek."
...